Makale

Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir? DSM-5

Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir? DSM-5

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU

Otizm spektrum bozukluğu (OSB), belirtileri erken çocukluk döneminde ortaya çıkan, genellikle etkilerini ömür boyu sürdüren, bireylerin sosyal etkileşim ve iletişim kurma becerilerini olumsuz yönde etkileyen, sınırlı ilgi ve tekrarlayan davranışlara neden olan nöro-gelişimsel bir bozukluktur.

Otizm terimi, ilk olarak psikiyatri uzmanı Leo Kanner (1943) tarafından kullanılmıştır. Fakat OSB açsından en hızlı ve yoğun gelişmeler 1980 sonrası olmuştur. 1987 yılında yayınlanan DSM III’te (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) otizm bozukluk terimi kullanılmış olup tanıma ilişkin 16 tane ölçüte yer verilmiştir. 1994 yılında yayınlan DSM IV’te OSB kapsamında beş ayrı alt kategori yer aldığı görülmektedir. Son olarak 2013 yılında yayınlanan DSM V’te ise tanım yenilenmiş olup OSB kapsamında iki alt kategori yer almıştır. Görüldüğü üzere OSB’nin zaman içerisinde kapsamı değişime uğradığı ve son gelinen noktada tanıma ilişkin alt kategorilerin sadeleştiği görülmektedir. DSM-V (2013) tanı kriterleri incelendiğinde otizm iki alanda yaşanan sorunlarla kendini göstermektedir. Bu alanlar aşağıda yer almaktadır:

a) İletişim ve Sosyal Etkileşim;

• Göz kontağı kuramama, vücut dilini kullanamama ve anlamama, parmakla işaret ederek gösterme gibi jestleri anlama ve kullanmada yetersizlik, sözel olmayan iletişimde ve yüz ifadesi kullanımında sınırlılık,

• Karşılıklı konuşma başlatma ve sürdürmede yetersizlik, ilgileri ve duyguları paylaşmada sınırlılık, sosyal etkileşime karşılık vermede gibi karşılıklı sosyal-duygusal tepkilerde yetersizlik,

• Akranlarına karşı ilgisizlik, sosyal bağlama uygun davranamama ve arkadaş edinme gibi ilişkiyi anlama ve ilişkiyi kurma/sürdürmede yetersizliktir.

b) Tekrarlanan/Takıntılı Davranışlar ve Sınırlı İlgiler ya da Etkinlikler;

• Tekrarlanan motor davranışlar, konuşma ya da takıntılı nesne kullanma,

• Rutinlere aşırı bağımlılık ve rutin konusunda ısrarcılık, ,

• Aşırı derecede sabit ve takıntılı ilgilere sahip olma,

• Belli doku, ses ya da koku gibi duyusal uyaranlara karşı aşırı tepki göstermedir.