Makale

İlk Sözcüklerden önce de iletişim kurarız…

İlk Sözcüklerden önce de iletişim kurarız…

Çocuklar ilk sözcüklerini üretmeden önce de iletişim kurarlar. Bu ilk iletişim konuşarak değil ağlayarak olur. Zamanla ağlama azalmaya yerine bakış, ses çıkarma, işaret etme ve ilk sözcükler geçmeye başlar. İletişim araçları arttıkça da ağlama artık bir iletişim aracı olmaktan çıkar. Zamanla çocuk bu iletişim araçlarını iletişimi kuvvetlendirmek için farklı kombinasyonlarla da kullanmaya başlar örneğin ses çıkararak işaret etme, bir şeyler anlatmaya çalışırken el-kol kullanma gibi… 

• Çocuklar farklı amaçlarla iletişim kurarlar:

o Davranış düzenleme: Çocuklar önce isteme ve reddetme amacıyla iletişim kurarlar. İletişim kurarken başkalarının davranışlarını dolayısıyla çevrelerini kontrol edebildiklerini fark ederler. Böylelikle “işaret-başını iki yana sallama, eliyle itme işareti, ses-ı-ıh, sözcük-hayır, olmaz” ya da “işaret-elini uzatarak avucunu açıp kapama işareti, sözcük-ver” gibi ilk iletişim araçlarını kullanmaya başlarlar.

o Sosyal etkileşim: Çocuklar ilgi çekmek, etkileşime girmek isterler. Dil, etkileşim kurmak için kullanılan en güçlü araçtır. Çocuklar mevcut oyunun devam etmesini, üzerlerindeki ilginin sürmesini istediklerinde iletişim kurarlar. Örneğin onunla oynarken çalan telefonla konuşmaya dalarsanız size sesle sözcükle seslenerek etkileşim devamını talep ederler.

o Ortak dikkat: Çocuklar yaşları ilerledikçe karşılarındaki kişinin başlattığı iletişime yanıt verirler yani onun gösterdiği yöne/yere doğru bakarlar ve kendileri de kendi ilgilerini bakışlarıyla, çoğu zaman işaret parmaklarıyla göstererek başka kişilerle paylaşırlar. Ortak dikkatte çocuk dikkatini iletişim partneriyle birlikte üçüncü bir obje üzerinde odaklar. Bu süreçte çocuk, dikkatini karşındaki kişi ve nesne arasında koordineli olarak değiştirebilmelidir. Yani sadece üçüncü objeye bakmamalı aynı zamanda karşısındaki kişiye de bakarak anlam paylaşımı yapabilmelidir.

NOT: Parmakla işaret etme 18 ay civarı ortaya çıkar. 

Ortak dikkat 12 ay civarında gelişmeye başlasa da tam manasıyla ortaya çıkması 18 ay civarı olur.

• İletişimi sözel olarak kurmadan önce iletişim kurduğumuz kişiye bakarız, dikkatimizi çeken şeye bakarız, dikkat çekmek istediğimiz şeye bakarız, merak ettiğimiz, hakkında bilgi almak istediğimiz şeye bakarız, elde etmek istediğimiz şeye bakarız. Bakarak, kendimiz dışındaki çevreyi farkeder, tanır, öğreniriz. Bebekler doğdukları andan itibaren giderek artan görme kapasiteleri ile birlikte hem daha net hem de daha geniş bir çerçevede görme alanına sahip olurlar. Aynı zamanda karşılarındaki kişi ile giderek artan bir göz kontağı /teması geliştirirler.  

• Bebekler başlangıçta tek başlarına yaptıkları ses oyunlarını zamanla iletişim partnerleri onlara baktığında çıkarmaya başlarlar aynı şekilde yetişkinler de bebeklerinin bakımını yaparken, oynarken onlara bakarak onlarla etkileşim kurarlar.

• İletişim kurarken ve dil edinim sürecinde bakış çok önemlidir. Karşımızdaki kişi ile iletişim kurarken ona bakarız, ya da iletişim kurmaya çalıştığımız kişi bize bakmazsa bizimle iletişim kurmaya istekli olmadığını düşünürüz. Aynı şekilde dil edinim sürecinde de yetişkin çocukların baktığı yerlere bakarak, baktıkları nesneleri adlandırırlar. Bu yolla çocuk hem dil girdisi alır hem de baktığı nesne/eylem vb. ile söylenen sözcüğü eşleştirir. Araştırmalar bakış takibinin de dil ediniminde önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Yani tersi bir durumda da örneğin yetişkinin bir nesne/yeri ya da eylemi işaret ederek adlandırdığı durumlarda da çocuğun yetişkinin bakışını takip edebilmesi ve baktığı yer ile söylediği sözcüğü eşleştirebilmesi gerekir.

• Bakış çocuğun ne anladığını ölçebilmemizde de önemlidir. Bir çocuğun henüz sözcükleri kullanamaması hiçbir şey anlamadığı anlamına gelmez. Bazen çocukların anladıkları ifade edebildiklerinden fazladır. Örneğin henüz biberon, emzik, araba ya da bebek sözcüklerini kullanmasa bile “bebek/araban nerede? şeklindeki bir soruyu ilgili nesneye bakarak anladığını gösterebilir.

• Jest-mimik kullanımı iletişimin önemli enstrümanlarıdır. Sözel dile geçmeden önce çocuklar hayır demek için başlarını sallarlar, üzüldüklerinde dudak bükerler, kızdıklarında kaş çatarlar, istemediklerinde iterler, istediklerinde uzanıp ellerini açıp kaparlar, göstermek istediklerinde işaret parmakları ile o yönü gösterirler. İlk sözcükleri söylemeye başladıklarında ise hala jest mimik kullanmaya devam ederler. Zaman içinde konuşarak iletişim kurma iletişim aracı olarak daha büyük yer kaplasa da hala söz öncesi dönemde kullandığı araçları iletişimi güçlendirmek için kullanmaya devam ederler. Özellikle sözel dile tam hakim olunmadığında daha fazla el-kol hareketlerinin kullanılması doğaldır.

• Jest kullanımı çocuklar için önemli bir avantajdır. Bu yolla bilgi talep etme ve dile maruz kalama şansları artar. Bir yerleri göstermek gösterilen hakkında bilgiye sahip olmaya yol açar. Yetişkinler çocuğun baktığı, gösterdiği şeyleri daha fazla adlandırır, bunlar hakkında daha fazla konuşurlar. Çünkü bu beceri çocuğun ilgisini somut olarak göstermesinin en kolay yoludur.

• Çocuklar iki sözcük dönemine geçerken de jest-mimik kullanımı kolaylaştırıcı bir araç olmaya devam eder. Çocukların tek sözcük kullanımından iki sözcük kullanımına geçmeleri önemli bir aşamadır. İki cümleden oluşan sözce ya da cümleler yani eylem olmadan “cici kedi”. “kedinin topu” ya da “bebek uyudu” gibi tam cümlelere geçiş hemen olmaz. Bu aşamada çocuk jestleri geçiş amacıyla kullanabilir. Örneğin kedinin topunu tutarak “kedi” diyebilir ya da bebeği göstererek gözlerini kapatabilir. Dolayısıyla jestlerin bu aşamalara geçişte kolaylaştırıcı rolleri vardır.

• Araştırmalar çocukların jest kullanım sıklığının onların dil becerilerini yordamada yardımcı olduğunu göstermektedir.